Yurt dışında çalışmaya karar vermek
September 12, 2019
Ülkemizin durumu malumunuz. Belki bir kaç yıl sonra bu yazıyı okuduğumuzda dönüp güleriz ama şimdilik gülemiyoruz. Her gün eşimiz, işimiz ve kendi gelişimimiz dışında düşünmemiz, hesap etmemiz gereken tonla şeye maruz kalıyoruz.
Ben bu duruma kendi açımdan örnek vereyim. İstanbul’da yaşıyordum. Kartal’da oturup Kabataş’a gidip geliyordum her gün. Sabahları eşim beni arabayla metro istasyonuna bırakıyordu. Kartal metro ile Kadıköy’e ulaşıyordum. Oradan vapur ile Eminönü ya da Karaköy (Çünkü Kabataş iskelesini martıya çevirmeye çalışıyorlar). Oradan tramvay ile Kabataş. Sonra 5 dakikalık bir yürüyüş. Akşama bunun tam tersi. Toplam 4-5 saat yolda geçiyor demektir bu.
- Arabayla sağ salim metro istasyonuna varabilecek miyiz ya da kaç dakikada varabileceğiz?
- Metroya binebilecek miyim?
- Metroya binmek için beklerken bazı öküzler sıramı gasp edebilirler, tetikte olmalıyım.
- Bindikten sonra en azından ayakta kalıp kitap okuyabilecek boşluk bulabilecek miyim?
- Yüksek sesle müzik dinleyen hırbolara nasıl davranmak lazım?
- Çantamı, cüzdanımı ve telefonumu kolaçan etmeliyim.
- Hava yağmurluysa vapur seferleri iptal edilmiş olabilir. Bu durumda Marmaray çilesi mevcut. Bu apayrı soru işaretleri doğuruyor.
- Dönüşte karşıdan karşıya geçerken yaya geçidinin üstüne park etmiş meyve satan adamı nereye şikayet etmeliyim?
- vs vs..
Bunlar sadece yolculuk esnasındaki düşüncelerin bir kısmı. Daha niceleri var. En son noktada kendi insanımdan nefret eder hale gelmiştim. Eve sürekli sinirli geliyordum. İşimi, iş arkadaşlarımı çok seviyordum ancak hayatıma ben istemeden dahil olan üçüncü parti kişiler benim yaşam alanıma tecavüz etmeye başlamışlardı. En azından ben görmezden gelemiyordum.
“Dünya’nın herhangi bir yerinde yasayabilecekken neden Kartal’da yaşayayım?”
İşte bu soru her şeyi değiştirdi.
Kartal’dan önce Sultanbeyli’de oturuyordum. Sultanbeyli’den Kabataş’a gidip gelme konusuna hiç girmiyorum.
Siz karar verdiniz, ya eşiniz?
Evliyseniz ve eşiniz gitmeye yanaşmıyorsa hiç bu işe girişmeyin. Açık ve net. İnanın bana gidince de sevmeyecektir ne kadar park bahçe yeşillik, özgürlük olsa da. Öncelikle onun da bunu istemesi gerekiyor. Evliyseniz bu, tek başınıza alabileceğiniz bir karar değil. İkna etmeye çalışmayın. Onun da istemesini sağlamanız lazım. Motivasyon dışarıdan değil içeriden gelmeli.
Artılar eksiler
Başka bir ülkede yaşamak pek çok açıdan çok zor. Neyi nereden alacağınızı dahi bilemiyorsunuz. İnternetten her şeyi öğrenebilirsiniz ancak bunun da bir sınırı var biliyorsunuz. Her ülkenin bürokrasisi, kültürü ve sosyal ilişkileri farklı. Her bir maddeyi artı eksi şeklinde yazıp değerlendirmeniz gerekiyor. Realist olmakta fayda var. Tamam çok güzel, yeşil ile iç ice şehirler, bisiklet yolları, vizesiz seyahat olanağı vs. güzel ama realizm bizi daha çok mutlu eder. Peki nedir bu maddeler?
-
Gideceğim yerin kültürü benim hayat anlayışıma uygun mu?
- Çok muhafazakar bir anlayışa sahipseniz Amsterdam, Berlin vs gibi yerleri tercih etmemeniz gerekir haliyle. Ya da çok gezeyim, her gece bir barda eğleneyim kafasındaysanız sakin şehirler sizi inanılmaz sıkabilir.
-
Arkadaşlarımı ve akrabalarımı özlediğimde kolayca ziyaret edebilir miyim?
- Bir uçakla memleketime gidebiliyor musunuz mesela? Sürekli aktarma yapmak zorunda kalmak benim için çok zor bir durum örneğin. Ya da çok uzun uçuş süresi varsa bu da ayrı bir sorun. İzin gününüzü havada geçireceksiniz demektir.
-
Seyahat imkanları nedir?
- Şehir çok güzel olabilir ancak şehre erişim zor olabilir. Ya da bir önceki soru da olduğu gibi Türkiye’ye çok uzak bir konumdaysa biletler cep yakabilir. Ha ben gittim mi gelmem derseniz bu soruyu geçin.
-
Ne gibi sosyal haklarım var?
- En önemli soru. Sağlık sigortası, emeklilik, eğitim, işsizlik maaşı, dil kursları, vs vs.
-
Çocuğuma ne gibi eğitim imkanları sunuyorlar?
- Bir başka onemli soru. Örnegin Danimarka üniversiteye kadar ücretsiz eğitim vadediyor. Almanya çocuk parası veriyor. Tabi sadece bunlar yok. Danimarka Avrupa’nın en çok vergi alan ülkesi ama sundukları fazla.
-
Ülkenin alım gücü ne durumda?
- Ortalama maaşı internetten çeşitli sitelerden öğrenebilirsiniz. Bu parayla elime ne geçer, ortalama ne kadar kira öderim vs vs.
- Net ne kadar maaş alırım? Ne kadarı vergi olarak kesilir?
-
İşler beklediğim gibi gitmezse ülkeme kolayca geri dönebilir miyim?
- Tüm gemileri yakmanız mı gerekir oraya gitmek için?
-
İsler beklediğim gibi gitmezse başka bir iş bulma olasılığım nedir?
- İşsiz kalırsanız, iş aramanız için süre veriyorlar mi?
-
Comfort Zone’umu terk edebilir miyim?
- Ne kadar sıkıntıya katlanabilirim?
-
Gittiğimde ne gibi imkanlarım olacak?
- Yeşil alanlar, insana saygı, özgürlük, huzur, ulaşım, refah, ırkçılık, ev bulmak, bürokrasi…
-
Gittiğim yer nasıl bir yer?
- Denizi var mi? Gece hayati? Sosyal imkanlar? Sosyal etkinlikler? Kültür, tiyatro, konser vs?
Faydalı Linkler
Yukarıda madde madde değindiğim soruların cevaplarını bulmanıza yardımcı olabilecek bir kaç link paylaşayım.
- Numbeo Herhangi iki şehri birbiri ile maddi açidan kıyaslayın.
- Glassdoor Şirketlere dair, şirketlerde çalışan kişiler tarafından yapılmış anonim değerlendirmeler.
- Kununu Glassdoor’un almanca konuşulan ülkelerdeki versiyonu gibi düşünebilirsiniz.
- Accu Weather Hava durumu (sıcaklık ortalaması 3 derece olan ve yılda 2-3 hafta güneş gören bir yerde yaşamak zor olabilir.)
- Google araması -> ULKEADI_ Tax Calculator => Ülkedeki vergi hesaplama sistemi.
Ve son olarak;
Google, Kullanmaktan çekinmeyin.